Sagalassos : Bir Antik Kent Hikayesi

19 Shares

Yıllardır Kaş’a gelip giderken Burdur’un biraz dışında Sagalassos diye bir tabela görür ve her seferinde ‘girsek mi?’ der ama o içeri doğru olan 22 km yi Kaş’a bir an önce varabilmek için pas geçerdik, bu sene ‘artık yeter’ deyip girdik, dünyanın tepesine çıkar gibi bir yoldan Ağlasun’a ve daha yukarı doğru tırmanıyorsunuz ve sizi mükemmel manzarası ile Sagalassos karşılıyor.

Kent, denizden 1450 ile 1600 metre yükseklik arasına kurulmuştur ve Antalya’dan sadece 100 km uzaklıktadır. Sagalassos’a giden çeşitli yollar var, biri bizim de giderken kullandığımız, Burdur’dan sonra göreceğiniz ilk Sagalassos tabelasından içeri doğru gittiğinizde kullanılan, daha dik ve dar dönemeçli yol, diğeri ise daha ileriden girebileceğiniz ve daha güzel bir yoldan sizi Aglasun’a dolayısı ile Sagalassos’a ulaştıran yol.

Sagalasoss’a giden yol ve antik kentten aşağılarda Ağlasun… 

Sagalassos ile ilgili en en önemli uyarım, ne kadar tepede de olsa öğlen sıcağında gezilmesi zor bir yer, çok büyük bir alana dağılmış durumda. Müzekart geçiyor, 18 yaş altı ücretsiz, ufak da olsa bir otoparkı mevcut ve küçük bir büfesi olduğu söyleniyor ama siz gene de suyunuzu vs Ağlasun’dan temin edip de yukarı çıkın. En önemli eksiklerinden biri, gişede kent hakkında bilgilendirici bir harita/broşür olmaması. Mutlaka sağlam bir ayakkabı ve iyi bir şapkanız olsun, hem güneş tehlikeli hem de iniş çıkışlar, Aşağı Agora bölümünde dar ve dik bir merdivenle de inilen yerler mevcut.

Giriş biletinizi alıp antik kente giriş yaptığınızda,  seçebileceğiniz yürüyüş rotalarını gösteren bir tabela var. Üç değişik rotadan birini seçebilirsiniz ya da bizim gibi doğaçlama gezebilirsiniz.

Biz, öncelikle Yukarı Agora bölümüne doğru çıktık, kentin en meşhur buluntularından olan Antoninler Çeşmesi de oradaydı.

Yazılanlara göre, antik kentte yerleşim izleri 12.000 yıl öncesine dayanmaktaymış. Kentin keşfi, 1706 yılında olmuş ve sonra 1983 yılına kadar bir kenarda unutulmuş ve o tarihten sonra asıl kazılar başlamış. Daha detaylı bilgileri şuradan alabilirsiniz.

Antoninler Çeşmesi,  Roma İmparatoru Marcus Aurelius zamanında, M.S. 161-180 yılları arasında yapılmış ve tanrı Dionysos’a ithaf edilmiş. Çeşme’de ve antik kentte sergilenen heykellerin orjinalleri Burdur Müzesi’nde yer almakta, burada sadece kopyaları bulunmakta.

Antoninler Çeşmesi’nin halen suyu akmakta, kimi içilebildiğini söylese de görüntü itibari ile öyle bir şey yapmadık biz.

 

Sagalassos, çeşme konusunda çok zengin bir kent, Antoninler Çeşmesi’nin dışında diğer çeşmeleri; Severuslar Çeşmesi , Hadrian Çeşmesi, Traian Çeşmesi ve Hellenistik Çeşme …

Hadrian Çeşmesi ve Kent Konağı‘nın kalıntıları aşağıda:

Sagalassos’un diğer önemli bölgeleri, İskender Tepesi, Antik Tiyatro, Odeon, İmparator Salonu ‘dur. Sizleri daha çok Sagalassos fotoğrafı ile başbaşa bırakırken, bu muhteşem antik kenti ziyaret için hiç değilse 1-2 saatinizi ayırmanızı dilerim.

Şu muhteşem manzara için bile o tepeye çıkmaya değer…

Kenti ziyaret etmeden önce, Saffet Emre Tonguç‘un Ayrıcalıklı Rotalar için hazırladığı Sagalassos Bölümünü seyretmeyi unutmayın.

 

 

 

19 Shares

Yorumlar