Kaş Rehberi Yeme-İçme (Güncellenmiş 2017 Ağustos itibari ile)

112 Shares

Eminim ki Kaş’ta bizim bile bilmediğimiz (20 seneyi de geçmiş olsa) çok çok lezzetli yerler, çok daha ekonomik yerler ya da tam tersi, vardır mutlaka; biz bile her sene yeni bir yerler keşfediyoruz ama bir de ‘asla vazgeçemediklerimiz’ var tabi ki…

Çınarlar Pide : Senelerin mekanı, eskiden sokağın karşı tarafında, şu an fırının olduğu yer kadardı, zamanla karşı binanın avlusuna da geçtiler, büyüdüler, iyi de oldu..ama lezzet asla değişmedi.. Bizce, yani kesinlikle, pişman olmayacağınız ender mekanlardan biri.. Çok popüler ve kalabalık olur, şayet vakitlice yemek istiyorsanız ona göre bir saatte gidin ve özellikle pidelerin keyfini çıkartın. Gerçi herşey çok lezzetli ama biz pidelerine bayılıyoruzzzz:) Tabi ki web siteleri yok; ne gerek var? Bilen biliyor zaten:)

2017 GÜNCELLEME:  Gene, gene, gene vazgeçilmez! Dikkat, alışkanlık yapabilir:) 20.30 a falan kalırsanız bilin ki biraz bekleyebilirsiniz ama mutlaka size bir yer ayarlarlar.

 

Adres: Andifli mah İbrahim serin sokak no 10, 07580 Kaş/Antalya  (Hemen meydanda, Atatürk heykelinin yanındaki çarşı içinde)
Telefon: (0242) 836 2860

 

Spagettici : Kaş’ta spagetti yiyecekseniz gideceğiniz tek adres var: Halil’in mutfağın başında olduğu ve abisi Ramazan ve eşleri ile bir ekip şeklinde çalıştıkları Spagettici ! Halil, sen çok yaşa, senelerdir değişmeyen lezzet, güleryüz ve Kaş standartlarında gayet uygun fiyatlı bir mekan. Et yemekleri de -ızgaralar- gayet lezzetli, hele ki son senelerde bir de pizza başladı ki, onu da denemelisiniz. Tatlı mı dediniz? Halil’in özel tarifi TİRAMİSU’yu denemediniz mi? Yanında da gene ev yapımı, özel tarifli likör ve kahve ile… Yeri, hemen gene Çınarlar Pide’den iki adım sonrası, Kaş Belediye Çay Bahçesinin arkası.

2017 GÜNCELLEME: Halil gene çok başarılı, mutlaka ama mutlaka bir akşam yemeğinizi buraya ayırın, hele ki romantik bir yemek düşünüyorsanız, yanına da şarap açtırtın, deniz mahsüllü spagettiyi benim için sipariş edin olur mu? Şu aşağıdaki fotoğrafa bakar mısınız? İşini aşkla yapan birini görmüyor musunuz?

Enişte’nin Yeri : Hiç değilse bir akşam buraya gidip, şiş köfte ve tahinli Antalya piyazı yemelisiniz. Hele önden gelen atıştırmalıklar, ahhh onlar… Şayet Kaş restoranları size pahalı geldiyse, burası gayet makul olacaktır; hem ailecek güzel bir şekilde karnınız doyacaktır hem de makul bir ücret ödeyeceksinizdir. Açıkçası burada hiç alkol almadığımızdan var mı yok mu bilmiyorum; ayran gayet güzel gidiyor:) Yeri çok kolay, meydanın sonunda yarımadaya giden yolun başında hemen, Yapı Kredi Bankası’nın karşı sırasında.

Tripadvisor yorumları için tık..tık..

Türkmen Sofrası : Nedim Abi ve ailesinin işlettiği, ev yemekleri yiyebileceğiniz temiz ve fiyatı uygun bir yer. Yer itibari ile ‘turistik gezi rotası’ dışında sayılabilir, merkezde camiiden otogara çıkan ana cadde üzerinde, alt katta. Bulması çok kolay, karşısında A101 var:) Giderseniz güzel bir cacık içmeyi unutmayın.

 

 

Mercan Restaurant: Kaş’ı bilenler şimdi ‘Mercan mi kaldı?’ diyecekler, haklılar. Gerçi Kaş Marina’nın oraya açtılar tekrar 2 sene kadar önce ama eski havası var mıdır, bilmiyorum; gitmiyoruz 2 yazdır.

2017 GÜNCELLEMESİ: Halen Marina’nın karşısında Mercan ama ne biz gittik ne de giden bir tanıdık gördük, sanırız artık eski havasından çok çok çok uzakta…

Zaika Ocakbaşı: Bizim geç keşfettiğimiz ama artık en az 1 akşam yemeği için mutlaka gittiğimiz mekan. Zaten mezelerle doyuyoruz genelde, ortaya da biraz kebap, yanında da mis gibi rakı… Ohhh, ortam güzel, yemekler güzel, insanlar güzel, daha ne isteyelim? Çocuklarla da rahat ediyoruz üstelik mekanı biliyorsanız, girişte salıncak var, ben ona yakın bir masa ayırtıyorum ki çocuklar yemeklerini yiyip orada oyun oynarken biz muhabbet edebilelim. Rezervasyon yaptırmanızı, hatta bayram gibi aşırı yoğun zamanlarda en az 10 gün önceden rezervasyon yaptırmanızı şiddetle öneririm.

2017 GÜNCELLEMESİ: Bu tatilde gitmeden rezervasyon yapmadığım için yer bulamadık ama duyduğumuz gene çizgisinden bir şey kaybetmemiş, en iyi mekanlardan biri. Hatta Kaş’ın yerlilerinden biri şöyle dedi :’ Zaten Zaika’da yer bulamayanlar …… ‘ya gidiyor, yoksa ondan iyi olduğundan değil’ . O nokta nokta yerin ismini söylemeyelim, haksızlık olmasın.

Ayrıntılı bilgi için Zaika’nın web sitesi tık..tık…

(aşağıdaki adisyon 4 yetişkin 2 çocuk içindir)

Köşk Restaurant: Bizden çok, çok sevdiğimiz dostlarımızın favori mekanı; biz de gidiyoruz arada. Gerçekten taze ve lezzetli kebap-meze tarzı bir yer. Hemen Uzun Çarşı içindeki yan sokakta, bir avluya bakan mekanlardan; Mavi’nin yanındaki sokaktan da girseniz olur. Geniş bir avluyu diğer 1-2 mekan ile birlikte paylaşıyorlar ama kullanılan malzemeler ve lezzet gerçekten iyi. Fiyatlar Kaş ortalamasında.

2017 GÜNCELLEMESİ: Gene 8 gecelik Kaş tatilimizin 2 akşam yemeğini dostlarımızla burada geçirdik ve gene her şey çok lezzetliydi. Kesinlikle gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.

Müpptela Ocakbaşı: Hem Kaş’da denk geldiğimiz arkadaşlar hem de gezi yazarları/Bloggerlar çok methettiği için ‘olmazsa olmaz, gidilecek mutlaka’ deyip ancak bayram sonrasında yer bulabildiğimiz mekan. Bayramda çok kalabalıktı, yer bulamadık, hemen bayram sonrası 4 büyük 4 çocuk olarak rezervasyon yaptırdık ve demiştim ki ‘çocuklarla olacağız, şöyle kenarda olursak rahatsızlık vermeyelim kimseye’ ; önünde de şayet araba olmazsa oyun oynanabilecek bir alan vardı; tamam dediler ve ertesi gün gittiğimizde bomboş alanda bizi bahçenin en arkasına, tuvalet kapısının karşısına oturttular. Arkadaş gitti başka yer istedi, bu arada bomboş mekan, 2-3 masa ancak var, en kalabalık bizim masa, ‘rezerve’ vs demişler önce değiştirmek istememişler ama sonra benim ilk söylediğim yere aldılar ve o mekan o gece 5-6 masa ile çalıştı yani rezerve falan değildi masalar ve bizi gene de tuvaletin karşısına atmışlardı. Ama gene de önyargılı olmamak lazım, belki bize denk geldi, belki bayram sonrası rehaveti-yorgunluğu, bilemiyoruz, seneye belki bir fırsat daha verilebilir, gidenler bu kadar memnun kaldığına göre?

DÜZELTME DÜZELTME: INSTAGRAMDA yazdığım bir yorumu görünce işletmecisi Seda Hanım bana ulaştı ve yaşadığımız talihsizlikten dolayı özür diledi; çok üzüldüklerini belirtti, bizim de tahmin ettiğimiz gibi bir şansızlık yaşamışız; böyle mekanların olduğunu bilmek çok güzel; sonuçta Seda Hanım aradan tam 1 sene geçtikten sonra haberdar olmasına rağmen (sonuçta şikayet mektubu göndermemiştim) konu ile yakından ilgilendi ve kendisi ile yazıştık; inşallah bu sene gittiğimizde yüz yüze de tanışacağız. Teşekkürler Seda Hanım.

Adres: Andifli, İlkokul Sk., 07580 Kaş/Antalya

Bahçe Balık: Herkesin buradaki deneyimi farklı; biz gidiyoruz, ucuz değil ama Kaş standartlarına göre (maalesef artık Kaş pahalı bir yer) normal bir yer. Biz gittiğimizde zaten meze ve ara sıcakla doyuyoruz dolayısı ile balığa geçmeye fırsat kalmıyor. Olsa olsa çocuklar için balık söyleniyor. Bir de gündüz altımızda cirit atan koca koca levrekler-çupraları görünce akşam restoranlarda balığa o kadar para vermeye kıyamıyorum:)

2017 GÜNCELLEMESİ: Biz bu yaz gitmedik, listemize almamıştık zaten ama bizden önce orada olan arkadaşlarımız gitmişler eski günlerin hatırına ve hiç memnun kalmamışlar, hem tatsız hem pahalı geldiği gibi servis elemanlarının da ilgisizliğinden, bıkkınlığından şikayet ettiler. Anlaşılan o ki, Bahçe Balık bizim için tamamen bitmiştir.

Adres: Süleyman Sandıkçı Sokak No:18, Andifli Mahallesi, 07580 Kaş/Antalya
Telefon: (0242) 836 2779

(aşağıdaki adisyon 4 büyük 2 çocuk içindir-2016 )

Kaş Belediyesi Aile Çay Bahçesi: Değişmez mekanımız.. Bu sene çevre düzenlemesi yapılmış; o koca koca ağaçlar budanmış, yerlerin taşları değişmiş, çocuk bahçesini daha rahat görebilmemiz için aradaki engeller kalkmış ama çalışanlar ve yapılanlar aynı. Gerçi tam bayram üzeri fiyatları biraz artırıp meydan cafelerine yakın yapmışlar ama gene de çok uygun fiyatlı ve serin bir yer. İster çekirdek çitle, ister kahve iç ister oyun oyna, dondurma ye.. Bırak çocuğun da Kaş’ın -tek demek yanlış ama turistik bölgedeki tek- oyun bahçesinde kendine arkadaş edinip özgürce oynasın. Vallahi bizim oğlumuz yurtiçi-yurtdışı pek çok yere gitti ama Kaş kadar hiç bir yerde mutlu olmuyor; tatil köylerindeki ‘kids club’lar bile Kaş’taki şu minnacık çocuk bahçesinin verdiği mutluluğu sağlamıyor. Çok şükür ki böyle küçük şeylerden mutlu olabilen çocuklarımız var. Eğer çok çok aç değilseniz ya da ‘yeter artık, yemekler bu kadar pahalı olur mu?’ diye isyanlardaysanız çay bahçesinde ‘salça soslu karışık tost’ yiyin yarım ekmek; yok böyle muhteşem bir lezzet:) 7-8 Tl gibi bir şey ama hem doyurucu hem de gerçekten çok lezzetli..

2017 GÜNCELLEMESİ: O salça soslu tost varya, gene mükemmelllll… Yarım ekmek arasına yapılıyor ve bu sene bir tabak içinde yanına biraz domates-salatalık ve zeytinle servis ediliyor. Valla biz bir akşam bir de öğlen (2 dalış arası) yemek işini böyle hallettik; mutlaka denemenizi isterim.

Bezgin Meyhane: Kalabalık bir grup olarak bir yere rezervasyon yaptırmak, hele ki son dakika, oldukça zor. Allahtan gruptan bir arkadaşımız Bezgin’in işletmecilerinden birini tanıyordu da bize son dakikada, püfür püfür esen bir deniz kenarı masa ayarladı. Bezgin Ocakbaşı, Bezgin Meyhane ve Bar olarak 3 mekanı olan işletmenin hepsini deneyebilirsiniz. Biz Küçük Çakıl’da akşam meyhaneye dönüştürülen, gündüz plaj olan işletmesine gittik. Mezeler ve ortaya aldığımız balık gayet lezzetliydi, hizmet iyiydi, servis elemanları ilgili idi. Dostlar da güzel, daha başka ne bekleyebiliriz ki? Hatta uykusu geldiği için Can’ı rahat olan sandalyeleri birleştirip yatak yapıp uyuttuk bile. Daha ne olsun? Fiyatlar Kaş standartlarında.

Mavi: Mavi’yi bilmeyen var mı??? ‘O bir Klasik’ , ‘o bir olmazsa olmazzzz’ daha ne diyelim? Meydana indiğinizde zaten Mavi’nin rengarenk tahta sandalye ve masaları karşılar sizi. Manzara falan beklemeyin, meydandasınız, teknelere bakıyorsunuz ama herkes Mavi’ye gider, akşam yemeğinden önce bir bira içer en azından, karşıdaki midyeciden de midye alır, hafif müzikte ‘takılır’. Sonra da yemeğe geçilir, yemek sonrası Mavi’nin müdavim tayfası ki çoğunlukla çılgın müzikli barlara takılmayan kesimdir, iyice meydana doğru gelen masalardan birisine oturur ve sohbet eşliğinde ya birasını ya da birbirinden lezzetli kokteyllerini içer. Yer mi bulamadınız, hiç üzülmeyin; alın biranızı köşedeki tekelden, Mavi’nin karşısındaki duvara oturun, demlenin. Havaysa aynı havayı soluyoruz hepimiz:)

Ada Beach & Restaurant : Evet, seviyoruz Ada Beach’i de sahibi olan aileyi de.. Daha önce de yazdım, çocuklarımız bile hemen hemen aynı yaşlarda, oraya gidince Can’ı hiç merak etmiyoruz, o arkadaşları ile ya restoranda takılıyor, oyun oynuyor ya da bakıyoruz ya kayalardalar ya da ilerideki dubalara yüzmüşler. Ama şu an konu, yemek olduğuna göre ondan bahsedelim. Bir kere ne yerseniz yiyin, mutlaka aileden biri yapmıştır, o yüzden gönül rahatlığı ile yiyebilirsiniz. Biz hep plaja, gündüz gittiğimiz için bizim klasik menü: baba-oğul köfte, ben ise acılı menemen (!). Karışık kızartmayı da es geçmeyin. Sağ olsun Fatih bu sene ablası (yani ben) çok aç değil diye menemeni normalde az yapmamasına rağmen dayanamayıp bana az menemen yaptı. Daha ne olsun? Büyük Çakıl Plajına gittiğinizde işletmeler arasında çok fazla düşünmenize gerek yok, Ada Beach’e bakınca zaten ‘diğerleri o kadar kalabalık değilken buranın kerameti nedir ki hep dolu?’ diye düşüneceksiniz. Eğer akşam yemeği için gitmek isterseniz mutlaka Fatih’e ya da kardeşine danışın, en taze balık ve mezeler sizin için hazır olacaktır, hele ki dolunay zamanı ise Büyük Çakıl’da akşam yemeğinin keyfine doyum olmaz… Aşağıda gözüken ‘anne işi patates kızartma’ var ya, akşam üzeri soğuk birayla deniz kenarında nasıl gidiyor bir bilseniz…..

Bi Lokma Restaurant: Eskiden Çınarlar Pizzanın orada ufacıkken iki dalış arası giderdik. Senelerdir yeni yerlerinde bir türlü gidemedik ama hemen her akşam aşağıda teyzenin yaptığı müthiş lokmalardan küçük bir paket alıyoruz Can ile:) Dikkat, bağımlılık yapar! Saat 11 e doğru bitebiliyor hanımlar, beyler, ona göre!!!

2017 GÜNCELLEMESİ: Bu yaz sadece 1 kere alabildik çünkü yemekten önce canımız istemiyor, yemek sonrası da hep ya bitmiş oluyor ya da sonuna denk geliyoruz ki bu sefer öyle oldu, biraz hamur gibiydi. Yoksa normalde gerçekten Kaş’ta üstüne yoktur lokmada. İkinci bir Bİ LOKMA güncellemesi de, Kaş girişine bu sene bir kahvaltı mekanı açmışlar, hemen Kalkan yolundan gelirken, Cuma pazarının kurulduğu yerin karşısı, yarımada girişi. Biz gitmedik, giden olursa izlenimlerini paylaşırsa seviniriz.

Web siteleri için şuraya tık..tık..

Aşağıdaki resim de zaten web sitelerinden alınmıştır; sıcacık lokmaları soğumadan yiyeceğiz diye arada resim çekmeyi atlıyorum; dikkat, başka lokmacılarla karıştırmayın; teyzeninki Kaş’ın en iyisi!

MİDYECİ AZİZ: Mavi’nin hemen karşısında durur akşam üzerinden itibaren, mutlaka midye yiyin; yan tezgahta da kardeşi taze badem satar, biranıza güzel bir eşlikçi olur. Sırf midye ile de doyabilirsiniz ki bizim yapmışlığımız vardır.

İşte bizim midye canavarı ve Mavi’nin karşısındaki meşhur duvar:)

DEJA VU: Akşam üzeri plaj ya da dalış dönüşü güneşi batırmak için Deja Vu olmazsa olmazıdır çoğu kişi için; hemen limanın üstünde, Meis’e karşı bakan minik teraslı bir bardır ama hınca hınç doludur akşam üzeri.. Biz çok takılır mıyız? Açıkçası bizim odanın güneş batım manzarası çok çok daha güzel olduğu için arada sırada gideriz ama kesinlikle kokteylleri denenebilir hiç olmadı bir bira için; Kaş’ı hissedebileceğiniz mekanlardandır.

AYI BEER GARDEN: Ayı’nın bulunduğu mekanda senelerce belki de Kaş’ın en güzel manzaralı lokantası vardı ama çok garip bir şekilde hep boş idi, bir türlü dolmaz idi o koca yer, hatta arada düğünler olurdu yerli halkın. Sonra orası AYI oldu, biz gene merakla akıbeti eski mekan gibi mi olacak dedik ama son 2 senedir yükselen bir ivme gösteriyor gibi, en azından akşam üzeri biranızı Deja Vu yerine AYI da içebilirsiniz, yanında atıştırmalıklarla; zaten ikisi yanyana sayılır ve AYI da alan geniş olduğu için manzaranın keyfini daha rahat çıkartabilirsiniz. Hee, biz gittik mi? Hayır, Deja vu ile aynı sebeplerden:)

L’APERO: Uzun Çarşı’nın sonunda, lahitin biraz ilerisinde, bahçe içinde, çok romantik, çok sakin bir yer. Hep önünden geçeriz ve çoğu insan gibi ‘kalabalıktan uzak’ olduğu için aklımıza oturmak pek gelmez ama dostlarımız çok tavsiye etti, biz de bir akşam yemek sonrası yanlarına uğradık ve onların tabaklarından tattık, gerçekten de Kaş sınırları içinde bulabileceğiniz en lezzetli et tabakları burada. Mutfağın başında Fransız bir şef var ve tüm yemeklerde bunu hissedebiliyorsunuz. Mekanın iç bölümleri de en az bahçesi kadar zevkli, mutlaka gezin, tuvalet bile zevkle döşenmiş. Umarız, Kaş için kalıcı bir mekan olur.

 

Off, o kadar çok yer var ki yemek yenebilecek, hangisini yazsak? Tabi ki kötü tecrübeler yaşadığımız yerler de var, olmaz mı??? Bir sene mesela, gene çok ‘in’ ve manzaralı bir yerde et yemiştik ve zehirlenmiştik; keçi eti miydi neydi?

Tzatziki Meyhane : Açıkçası bu mekan da çok çok methedilen mekanlar arasında olduğu için 2 senedir denemeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz yaz (2015 yazı) gittiğimizde -şans eseri- 3 kişilik yer bulup güzelce oturduk hatta eşim gidip bizim mezelerimizi seçti ve oğlumuz için de acil tarafından köfte sipariş ettik ama o köfte bir türlü gelemediği gibi bizim seçtiğimiz mezeler de bir türlü gelemedi. Defalarca uyarı vs artık mekan sahibi yaşlı ve şişman bir hanım getirmişti ve servis elemanlarının beceriksizliğine söylenmişti (dikkat çekerim kendi elemanları). Oğlumuzun köftesi de iş işten geçip çocuk uyuklarken gelebilmişti; hala bu konudaki yorumum foursquare de duruyor. Tabi ki biz uslanmaz kişiler olduğumuz için bu yaz da gidelim, bir şans verelim diye düşündük ve bayramdan çok önce -yaklaşık 1 ay önce- tüm Kaş restoran rezervasyonlarımı yaparken bu mekanı da arayıp telefonu açan sahibesi olan hanıma rezervasyonumuzu yapıp geçen yaz yaşadığımız tatsızlığı da hatırlatıp bu sefer daha çok memnun kalacağımıza eminim vs diye sohbet etmiştik ama gel gör ki bayramın 2. günü gittiğimizde bizim rezervasyon kuş olup uçmuştu! Yani demem o ki, bu mekanı deneyecekseniz telefonda rezervasyon yaptığınızda çok da güvenmeyin!

 

Sokak Arası: Kaş’ın yeni mekanlarından ama kalıcı olabilir mi bilemiyorum? Hemen Spagettici’nin yan tarafında, acayip şık dekore edilmiş, dışarıya da masalar atılmış, sulu yemek servisi yapan bir yer. Hadi dedik, sulu yemek, yeni mekan, bir deneyelim ve oturduk. Çorbalar ılık geldi, daha çorbalar bitmeden kokoreçler geldi, geri gönderdik beklettik, masa oturduğumuzda pisti, temizlenmesi için bekledik, çorbalar geldiğinde daha servis açmamışlardı, ben söylenince bu sefer çevre masalar da şikayetlerini dile getirmeye başladılar, onların da çorbalar ılıkmış, ana yemekleri uzun süre gelmemiş, vs vs… Bunu dile getirince kasadaki yetkili ‘sistemsel bir problemden ötürü (!)’ yemek siparişlerinin üst üste hazır olduğu ve tezgahta beklediği gibi bir açıklama yapıp özür diledi ama ertesi gün karşılaştığımız bir kaç kişi de (yerlisi) benzer problemleri başka zamanlar da yaşadıklarını belirttiler. Sanırım genel problemleri, umarım seneye devam edeceklerse bu tip problemleri aşabilirler. Servis kalitesi dışında yemeklerin (en azından bizim yediğimiz) lezzetleri yerinde idi. Ortağı çok olan mekanlarda yönetim eksiliğinden bu tip aksaklıklar çıkması normal herhalde.

 

 

Bunların dışında;

Çay bahçesinin arka tarafındaki meydandaki minik büfeleri de deneyebilirsiniz; dikkat edin daha çok yerlilerinin gittiği yerler hem daha uygun fiyatlı hem de gayet lezzetli. Biz de öyle bir büfede çok güzel gözleme yedik, çok da uygun bir fiyata!

Sabah kahvaltısı için eğer ‘üşenmem’ derseniz limandan garaja çıkan ana caddede Arçelik’in köşesinde ‘SİMİTÇİM’ tabelası göreceksiniz, kesinlikle tavsiye ederim. Ben her sabah hem yürüyüş yapıyorum hem de oradan simit, börek, poğaca (artık ne çekerse canım o sabah) alıp, dönüş yolunda da Küçük Çakıl’da bir suya atlayıp öyle otele çıkıyorum. Eğer kaldığınız yerde kahvaltı yoksa Simitçim‘de 3-5 masa var, çay falan da var.

Tabi ki aklımızın kaldığı ve ama zamanın yetmediği mekanlar var; bence herkesin damak zevki ve beklentileri farklı olduğu için tüm önerilenleri gözden geçirip gene de kendi seçimini yapmalı insan. Hiç beklenmedik muhteşem lezzetlerle tanışmak mümkün.

Bizden sonra giden arkadaşlarımız bir de yarımada girişinde bir plaj ve restoranından bahsettiler; gündüz plajda denize girmişler akşam da tavernada çok güzel şeyler yemişler hem de deniz manzaralı. Bu mekanın adı da Sardelaki ve kesinlikle bu seneki listemde çünkü Kaş’ın yerlisi arkadaşlarım da önerdi; bekle bizi Sardelaki, geliyoruz! Web sitesi için şuraya alayım sizi… 2017 GÜNCELLEMESİ: Sardelaki’ye bu yaz çok istememize rağmen fırsat bulamadık, fırsat bulduğumuz gün en arka masalardan biri vardı; kısmet değilmiş, seneye inşallah.

Bunların dışında Ruhi Bey Meyhanesi, Piraye Meyhane, Nereid Meyhanesi kesinlikle tavsiye edilen yerler ve aklımızda kaldı, sizler giderseniz sizlerin de yorumlarınızı almak isterim.

Tabi ki Kaş’ta yemek yenilecek yerler bunlarla sınırı değil; yazdıklarım bizde yer edenler o ya da bu şekilde; bunun dışında arada sırada gittiğimiz ya da seneler önce çok gittiğimiz ama zamanla eski kalitelerini yitirdiklerini düşündüğümüz ve artık gitmediğimiz mekanlar da var.. Bunların adı da bizde saklı kalsın:)

112 Shares

Yorumlar