Kekova Tekne Turları mı Bodrum Tekne Turları mı?

15 Shares

Biz hemen her sene Kaş’a gidince Kekova tekne turu yaparız çünkü hem deniz mükemmel hem de tekneler aşırı kalabalık değil, cıstak müzikler yok ve tarih ve doğa bir arada. Geçen sene ve bu sene Bodrum’dan da tekne turuna katıldık ve ikisi arasında bazı farklar olduğunu gördüm.

Kekova Turlarının güzergahı bellidir, şayet Kaş’tan kalkan teknelerle yapmıyorsanız, anlaşmış olduğunuz acenta sizi Kaş merkezden midibüslerle alır ve yaklaşık 40 dakikalık bir kara yolculuğu ile teknelerin kalktığı Üçağız’a getirir. Burada rehberiniz eşliğinde teknenize binersiniz ve turunuz başlar, sabah 10 gibi Kaş’tan başlayan tur akşam 18 gibi gene Kaş’da sona erer. Tekne turu boyunca en az 4 koyda deniz molası verirsiniz ve bunlara ilaveten de Simena Köyü’nde yaklaşık 1-1.5 saatlik bir süre verilir.

Kekova turları Üçağız Köyü’nde başlar ama burada o kadar harala gürele olur ki istediğiniz gibi gezemezsiniz. Halbuki araba ile geldiğimiz zamanlar bu köyde de hoşça vakit geçiririz biz, çok güzel gözlemeler yapan teyzeler var mesela… Kekova turlarının en güzel yanı, çok büyük tekneler olmaması ve cıstak müzikler çalmamaları (en azından bizim seçtiğimiz Mavi Kaş Turizm teknelerinde durum bu…

İlk durak, Akvaryum Koyu, genelde tüm teknelerin uğradığı bu koyda bazen akıntı olabilir, gene de dikkatli olmakta fayda var . İlk deniz molamızdan sonra genelde tüm Kekova tur tekneleri çay-bisküvi ikramı verir, yemek öncesi biraz mide bastırmak gerekir tabi ki…

Koyların kalabalıklık durumuna ve rüzgara göre kaptanlar ziyaret edilecek koyları değiştirebiliyorlar, zaten o kadar çok ve o kadar güzel koylar var ki, nereye gitseniz aynı muhteşem deniz ile karşılaşıyorsunuz. En popüler koylardan biri, Tersane Koyu ve Hamidiye Koyu. Biz bu seneki turda Tersane Koyu çok kalabalık olduğu için grup kararı alarak es geçtik ve başka koyda durduk ama siz daha önce gitmediyseniz bu koydan çok hoşlanabilirsiniz, özellikle şnorkelle koyun kıyısındaki antik kent kalıntılarına bakmak ve hatta ayağınıza bir şey giyerek sahile çıkıp küçük tepenin arkasındaki minik kiliseyi görmeyi tercih edebilirsiniz.

Tersane Koyu:

Hamidiye Koyu ise, hemen Kaleköy’ün yanıbaşında bulunuyor ve tarihi önemini şu sözler anlatıyor sanırım: ‘Balkan savaşı sırasında 13 Ocak 1913’de Çanakkale’den çıkıp hiçbir onarım görmeksizin 7 ay 24 gün süre ile 11.500 mil seyir yaparak komutanı Hüseyin Rauf Orbay’a ”Tarihte ilk akın harekâtı icra eden gemi komutanı” ve “Hamidiye Kahramanı” unvanlarını kazandıran Hamidiye Kruvazörü, Beyrut’tan Ege Denizi’ne seyrederken 25-26 Şubat 1913’te iki gün boyunca dinlenmek, kazanlarını temizlemek ve düşmanı aldatmak maksadıyla burada demirlemiş. Adanın yüksekliği Hamidiye’nin direklerinin görünmesini engelleyerek doğal ve gizli bir korunak oluşturmuş.’ . Hamidiye Koyu’nun bu sefer fotoğraflarını çekmemişim ama instagram @cebimdekiresimler hesabımda Hikayeler bölümüne sabitlediğim KEKOVA TURU videoları arasında görebilirsiniz.

Öğlen yemeğinden önce genellikle BATIK KENT i de geziyoruz, geziyoruz derken, tahmin edeceğiniz gibi tekne ile üzerinden geçiyoruz ve bu sırada rehberimiz bize gördüğümüz yapılar ile ilgili bilgi veriyor. Batık Kent’te yüzmek ya da dalış yapmak yasak, sadece tekne ile üzerinden geçiyoruz, bazı teknelerin alttaki amforaları rahatça görebilmek için tekne altına sarkıtılan kameraları oluyor ve televizyona bağlıyorlar siz de seyrediyorsunuz ama açıkcası ben tv den seyretmektense gözlerimle bakmayı ve bir zamanlar nasıl muhteşem bir şehir olduğunu ve nasıl bir yıkıma uğradığını düşünmeyi tercih ediyorum. Dikkatli bakarsanız ada üzerinde yaşayan keçileri de görebilirsiniz. Batık Kent (Şehir) ile ilgili rehberinizi dinleyebileceğiniz gibi tarihçesini öğrenmek için buraya da bakabilirsiniz.

Batık Şehir’in yanından ve üzerinden geçerken rehberinizi iyi dinleyin, size şehrin tepelerinden beri gelen su kanallarını, tarihin ilk kilise örneklerini, hamamı, evlerdeki katlar arası kalasların konulduğu noktaları, tarihi yapılar arasındaki zaman ve dinsel farklıları hep anlatıyor olacaktır (en azından Mavi Kaş Turizm rehberleri bu konuda çok bilgili) . Şimdi geçmişe bir yolculuk yapalım:

Kekova turlarının yemekleri çok daha güzel ve çeşitli, Bodrum Tekne turlarından önemli bir farkı da buradan geliyor. Kaptanınızın uygun gördüğü koyda 1-1.5 saat kadar hem yemek hem deniz molası veriliyor. Aşağıdaki çeşitlere ilaveten bir de tavuk ızgara vardı bizim menüde.

Kekova Tekne Turlarının karaya ayak basabileceğiniz en önemli noktası Simena Kalesi’ni de gezebileceğiniz Simena Köyü ya da Kaleköy. Burada genellikle 1-1.15 dakika mola verildiği için çok hızlı hareket etmeniz gerekmekte. Bence bu güzel ada için çok az bir süre bu, en az 2 saat geçirebilmek isterdim. Hatta sessizlikten hoşlanan insanlardansanız buradaki pansiyonlar tam size göre, kafa dinlemek için 2-3 gece kalınabilecek bir yer.

Kaleköy’de yapılması gereken en önemli şey, denizden 300 mt yüksekte olan Simena Kalesi’ne çıkmak, dar ve yokuşlu merdivenlerden kaleye doğru tırmanmak yorucu olsa da tepede göreceğiniz manzara ve hissedeceğiniz rüzgar için kesinlikle değer… Zaten köyün halkı yol boyunca dondurma, soğuk içecek ve çeşitli ot ve yemeni kıyafetler satarak size yolu daha da kolaylaştırıyor. Müze kartınız varsa kaleye giriş ücretsiz. Kale ile ilgili tüm gerekli bilgileri bu linkten bulabilirsiniz.

Kaleye çıktığınızda solunuzda tepeye yayılmış kaya mezarlarını ve yukarıdaki fotorafta sağ taraftaki adacıklar arasında bulunan, yürüyerek ulaşabileceğiniz su içindeki kaya mezarına bakmayı unutmayın.

Kaleyi gezdikten sonra mutlaka bir cafede oturup soğuk bir şeyler için ve mutlaka dondurma yiyin, her ne kadar hepsi ‘keçi sütlü doğal ev yapımı dondurma’ dese de gene bir seferinde bir tanesinin dediği gibi çoğu Demre’den hazır da alıyor olabilir?  Bizim favori mekanımız, hem dondurmalarının güzelliği hem manzarası hem de atraksiyonları ile köyün tartışmasız en INSTAGRAMLIK cafesi olan THE I AM HERE CAFE ;  hem canayakınlıkları hem de muhteşem dondurmaları ile bizim vazgeçilmez mekanımız. Mutlaka nar-portakal da içmeyi unutmayın.

Genelde Kaleköy molasından sonra son bir yüzme molası daha verilip zaten çok yakında olan Üçağız köyüne geri dönülüyor, şansınız varsa son mola yerinde kaplumbağalarla yüzebilirsiniz.

Hangi turla giderseniz gidin, uğrayacağınız bir diğer nokta da KORSAN MAĞARASI oluyor; mağara derken tekne ile girebileceğiniz bir yer düşünmeyin ama suyun yüksekliğine ve teknenin büyüklüğüne göre mağaranın ağzından biraz içeri girip mağaranın içini de görebiliyorsunuz; içinde yüzmek yasak (en azından tekne popülasyonu çok olduğundan tehlikeli de) . Görmek isterseniz instagram @cebimdekiresimler hesabımda sabitlenmiş hikayelere bakabilirsiniz. Korsan Mağarasından önce teknenin ne kadar uç noktasına giderseniz o kadar güzel görebilme şansınız olduğunu dip not olarak buraya yazayım:)

Birbirinden güzel koylarda geçen bir tekne turunun sonu daha Üçağız’a dönüp, servislerimize binmemizle sona eriyor. Bodrum Tekne turu ile karşılaştırmasını yapacaktım aslında ama Kekova Turu bana göre o kadar açık ara öndeki, sadece onu yazmak istedim.

Kalabalık olmayan tekneler, cıstak olmayan müzikler, güzel rehberlik, güzel yemekler ve en güzeli de güzel koylarda güvenle yüzmek…. Kekova turlarını seviyoruz!

 

15 Shares

Yorumlar