Güzel Atlar Ülkesi: Kapadokya ya da Balonlar Ülkesi de diyebiliriz…

Kapadokya, Pers dilinde Güzel Atlar Ülkesi demekmiş. En son 2000 yılının bir Ekim sonu gidip, döneceğimiz gün kar yağışına tanık olduğumuz bu ‘Güzel Atlar Ülkesi’ne bu sefer 2019 yılının güzel bir Nisan haftasonunda iki gecelik bir kaçamak yaptık ve dolu dolu gezdik.

Biz bu sefer ulaşım olarak uçak seçtik, Kayseri’ye uçup, oradan uygun fiyatlı bir araç kiralayarak bir saatte Kapadokya’ya vardık; yollar gayet güzel ve ferah, kar-don olmadığı sürece araba kullanmakta problem yok.

Konaklama bölgesi olarak Göreme’yi seçtim ben, aslında her yer birbirine yakın, araba ile 5-10 dakika gibi ama hem otantik olsun, hem her yerin ortasında olsun, hem de uygun olsun derseniz Göreme iyi bir seçenek. Baştan uyarmakta fayda var, Kapadokya Otelleri fiyat konusunda aşmışlar, ben açıkcası hiç bir otelin bu kadar yüksek ücretleri olmasını anlamıyorum, maksat gezmek, yeni yerler görmekse, jakuziden balon seyretmişim seyretmemişim çok da mühim olmamalı, üstelik de parasını biz ödüyorsak tabi ki kesemize uygun, temiz ve güvenilir bir yer bakacağız, herkes otellerin misafiri olmuyor. Bu şartlar göz önüne alındığında ve tüm yazılan yorumları okuduğumda ben Anatolian Cave Otel & Pansiyon u seçtim ve Bekir Bey’in muhteşem evsahipliğini görünce çok yerinde bir karar olduğunu anladım. Pansiyon, hemen Göreme Açık Hava Müzesi’ne giden yolun başında olup, sabah balonların kalktığını, tepenizden süzüldüğünü terasından da izleyebiliyorsunuz. Üstelik Bekir Bey, odamızı güzel bir oda vermiş ve gayet rahat bir konaklama yaşadık; bizim de odamızda jakuzimiz vardı, daha ne olsun:) Üstelik odaların önleri çeşitli antika eşyalarla donatılmıştı. Aşağıda odamızın girişi, içi ve banyosundan bir köşe görebilirsiniz. Herkese gönül rahatlığı ile burayı tavsiye edebilirim, böyle güzel ve vizyon sahibi işletmecilerimizin çoğalmasını dilerim.

Kapadokya’ya akşam saatlerinde vardığımız için odamıza yerleşip, bir şeyler yemeye çıktık . Açıkcası, Kapadokya yemek konusunda çok tatmin edici gelmedi bize, ne bekliyordum bilemiyorum ama öyle ‘ahım şahım’ yemek yok, genelde her yerde ‘testi kebabı’ var, show eşliğinde testiyi kırıp yemeği çıkartıyorlar , biz de ondan söyledik, Can beyimiz testiyi kırdı, bir ‘yapılacak şeyler’ maddesi daha eksildi listeden:) Aslında bir akşam da Çin yemeği yemek istedik ama restoranlar hakkındaki yorumlar o kadar kafa karıştırıcı ki karar veremedik, galiba en iyisi yerel halkın tercih ettiği yerler olsa gerek?

Eğer balona binmeyip (kişi başı 150 Euro’dan bahsediyoruz) , ‘seyredeyim, bana yeter’ derseniz sabah en geç 6’da çıkmalısınız, çünkü balonlar -şayet kalkacaksa – o saatlerde havalanmaya başlıyor (tabiki bu yaz-kış oluşuna göre değişebilir, lütfen kontrol ediniz) . Ben, otelin tereasından ve hatta hemen önündeki kayalıktan seyrettim 3-4 çekik gözlü arkadaşla. Ya da daha tepeye tırmanıp (biz çıkmadık vallahi, hem yollar aşırı yokuş gözüktü hem de güzel gün doğumu ya da batımına denk gelemedik havadan dolayı) AYDIN KIRAĞI TEPESİ ya da AŞIKLAR TEPESİ denen tepeye çıkmalısınız, sabahın altısında o kadar insan nasıl çıkmış oraya hayret ettim görünce. Eğer ‘uyuyayım nasılsa kahvaltıya giderken de görürüm balonları’ derseniz yanılırsınız çünkü saat  sekize doğru balonlar sihirli bir dokunuşla yok oluyorlar:) Can’ın şansına bir sebeple çok geç kalkan iki balon vardı havada sadece.

Balon meselesi biraz da şans işi, ilk sabahımızda iyi ki kalkıp görmüşüm çünkü ertesi sabah kalkmadılar, havadan dolayı izin verilmemiş, bizden önceki beş gün boyunca da kalkmamışlar. Bir de balonları izlemeye kalktığınızda o kadar çok gelin-damat göreceksiniz ki ve çoğu çekik gözlü arkadaşlar, insan kendi tembelliğinden (!) utanıyor; ben şurdan şuraya iki parça fazla kıyafet koymaya üşenirken çekik gözlü arkadaşlar dünyanın öbür ucundan gelinlik, damatlık ve özel fotoğrafçılarını getirmişler! Kapadokya’da iş alternatifi olarak ‘Kiralık Gelinlik-Damatlıkçı’ açılabilir, benden söylemesi:)

Kapadokya’da olmazsa olmazlarınız:

  1. Müzekart : Müzekartınız yoksa acil çıkartmanızı tavsiye ederim, zaten 1-2 müze ya da ören yeri gezdiğinizde ödemiş olduğunuz ücreti fazlasıyla çıkartıyorsunuz hem de uzun kuyruklarda beklemiyorsunuz, biz 6-7 senedir düzenli olarak yeniliyoruz.
  2. Sağlam bir ayakkabı, gezeceğiniz yerler dere-tepe olacağı ve yürümeden gezilemeyeceği için ayağınızda rahat ve sağlam bir ayakkabı olsun, kösele ayakkabı ya da şıkıdım terlik değil:)
  3. Hava durumunu göz önüne alarak bir yağmurluk ya da terleme ihtimalinize karşı yedek kıyafet ya da kolay kuruyan şeyler, yani klasik Trekking kıyafetleri.
  4. Ya bir turla gezilmeli ya da araba kiralanmalı çünkü toplu taşıma ile kısıtlı sürede Kapadokya’da görülmesi gereken her yerin görülmesi mümkün değil.  Biz Turla gezmeyi sevmediğimiz ve kısıtlanmaktan hoşlanmadığımız için sağlam bir liste ve gerekli bilgilerle araba ile gezmeyi seçtik.
  5. Şarap almadan dönmeyin:) İki tane büyük ve güzel şarap üreticimiz Kapadokya’da, seviyorsanız için:)
  6. Avanos’ta tahta köprü üzerinde 1-2 defa yürüyün hatta insanları seyredin, bazı çocukların özellikle köprüyü sallamasının yarattığı neşe ve kaygıyı hissedin ve gülümseyin:)

Şimdi hazır mıyız ‘Hızlandırılmış Kapadokya Turu’na???

 

Yorumlar