Macera Dolu Amerikaaaaa… New York-101

Bir kaç senedir niyetlenip hep vazgeçtiğimiz Amerika-Doğu Yakası ziyaretimizi bu yaz ‘vakit de bol’ diyerek ama buna son anda karar vererek (hayat sen planlar yaparken başına gelenlerdir), üstüne bir de seçim yenilemesi olunca ‘ e bari önce her şey çok güzel olsun sonra’ diyerek Temmuz başına ayarladık. İyi mi yaptık? Hem iyi, hem kötü… Hep Temmuz çok sıcak olur gezmesi zor diyorduk ama biz gitmeden önceki tüm günler hemen hemen yağmurlu (aşırı yağmurlu) geçtiği için Temmuz belki de iyi oldu. Ama unutma ‘çok sıcak annecim, çokkkk sıcakkkkkk’ Yazın New York’ta gezmek, Temmuz Ağustos’da Antalya merkezde işe gitmek zorunda olmak kadar işkence verici! New York – Florida hattını hedefliyorsanız aşırı sıcak ve nem ve de yağmuru -hatta bazen afet gibi yağmuru- göze alın da gidin yazın. Yazın neden Avrupa’ya gitmek istemediğimi bir kez daha hatırladım Temmuz’da Amerika’da olunca, o kadar sıcak ki, gezmek, yürümek, bir yere gidip gelmek resmen işkence, o kadar yansımış ki bu kamerama, normalde 2-3  günlük baharda gidilmiş bir yerlerde çekilmiş kadar az fotoğrafla dönmüşüm 22-23 günde…

Neyse efendim, gelelim ‘Amerika’ya giderken nasıl yapmalı da daha uyguna getirmeli?’ konusuna. Öncelikle, ya uçak biletlerinizi çok önceden (en geç Mart gibi falan) alacaksınız ki ‘göreceli uygun fiyata’ daha rahat (THY gibi) aktarmasız uçun ya da bizim gibi son dakikacı iseniz havayollarını sıkı takibe alın, misal biz neredeyse gitmeye bir ay kala Ukrayna Havayolları’ndan uygun bilet bulduk (yazar burada ‘o tarihlere göre uygun’ demek istiyor). Korkmadan binin, gayet rahat bir uçuştu, biz memnun kaldık, en fazla yemekler muhteşem değil, içecekler (çay-kahve ve su hariç) ücretli ama onun dışında gayet rahattı. Yanınıza yolluk bir şeyler aldıysanız, özellikle peynir, meyve vs, uçaktan inmeden önce atmayı unutmayın çünkü Amerika’ya sokmak yasak, katı kuralları var ve yakalanırsanız para cezası olabilir . Gerçi herkes bavullarda falan bir sürü şey getiriyor ama turist olarak geldiğiniz yerde bu riski almak ister misiniz ilk girişte bilemem? Biletleri ucuza hatta bedavaya getirmenin bir diğer yolu da bankaların ‘Mil Puan’ programlarından faydalanmak, biz Yapı Kredi Bankası’nın bu programını kullanarak üç biletimizden birini bedavaya aldık. Siz de çeşitli bankalardaki bu programları inceleyerek belki de tüm uçuşu ücretsiz yapabilirsiniz?

Eskiden uçaklarda bir form dağıtılır ve girişte o formu dolu bir şekilde Pasaport görevlisine verirdiniz; MÜJDE ! o form kalkmış artık, her şey internet ortamında, direk pasaportu uzatıyorsunuz ve size bir kaç soru soruyor ve bu sorular sanırım kişiden kişiye göre değişiyor. Biz çoğunlukla kuzende kalacağımız için zorluk çıkartırlar mı bilemedik ve otel rezervasyonu isterler mi diye düşündük ama doğruyu söylemek her zaman daha iyi deyip, sadece Orlando bölümünün uçak & otel & airbnb & araba rezervasyonlarını aldık yanımıza ama onlara bile bakmadılar.

New York’ta üç büyük havalimanı var ve pek çok Avrupa uçuşu JFK Havalimanına iniyor, gerçi üçü de şehrin içinde gibi ama bir o kadar da ulaşım açısından uzak kalıyor. Biz Amerika günlerimizde hem JFK hem de lokal uçuş için Newark Havalimanlarını kullandık ama ikisi de bana ters geldi ulaşım olarak. JFK ye indiğiniz zaman şehir merkezine nasıl ulaşacağınıza dair çeşitli opsiyonlar mevcut, çok valiziniz yoksa ve indi-bindiyi göze alıyorsanız en uygun olanı Air Train sanırım. ‘Public Transport’ detaylarını şuradan inceleyebilirsiniz.  Ya da bizim yaptığımız gibi ‘Özel Transfer’ tercih edebilirsiniz. My Paramus Limo , Türk şoförleri ve lüks araçları ile New York – New Jersey her türlü transfer talebinize cevap veriyor. Şu telefon numarasından kontağa geçebilir ve rahatlıkla Türkçe konuşabilir ve ihtiyacınıza uygun lüks araçlarla sorunsuz bir şekilde transferlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Gelelim, Amerika’da bütçenizi en çok sarsacak şeye : Konaklama! Evet, özellikle New York’a gidecekseniz konaklama başlı başına bir dert ve en çok sarsan şey çünkü merkez oteller çok pahalı ve eğer bilmiyorsanız ‘uygun fiyatlı’ diye seçtiğiniz oteliniz, yürümekten korkabileceğiniz sokaklarda olabilir ya da çok fazla indi-bindi gerektirebilir. Bir de şöyle söylüyor oralarda yaşayanlar, New York merkezde çok fazla ‘karafatma’ var ve çok normal karşılanıyormuş, ben denk gelmedim ama dikkat gene de, oralarda yaşayanların yalancısıyım:)  Konaklamayı biraz daha aza indirgemek için merkez dışına çıkmak ya da New Jersey tarafına geçmek bir opsiyon olabilir ya da Airbnb den ev kiralamak. Airbnb’den ev kiralamak isterseniz buraya bıraktığım kodu kullanarak hem siz ilk üye olduğunuzda yapacağınız ilk rezervasyonda kazanabilirsiniz hem de ben, dolayısı ile Kazan-Kazan ! Dünyanın en güvenilir ‘otel rezervasyon’ sistemlerinden biri olan Booking için ise bu kodla rezervasyon yapabilirsiniz. Hostelde kalmak da bir seçenek ve gerçekten çok iyi puanlar almış, çok merkezi hosteller olduğunu araştırırken görmüştüm. Kişi sayınıza, çocuklu olup olmamanıza ve konforunuza ne kadar düşkün olup olmadığınıza ve de en önemlisi bütçenize en uygun seçeneği bulmak size kalmış.

Amerika pahalı arkadaşlar, daha doğrusu Türkiye’de kazanıp orada harcayan için çok pahalı, bütçe ayarlaması yaparken bunu gözönüne almak gerekiyor. Bütçeyi daha ayarlı kullanmak için marketlerden alışveriş yapıp, öğlen için sandviç hazırlayabilir ya da sabah kahvaltılarını otelde/evde yapabilirsiniz hatta ve hatta marketlerde o kadar çok alternatif var ki sıcak yemek bile yiyebilirsiniz. Ben en çok marketlere aşık oldum, evet ben bir ‘Market aşığı’yım, bayılıyorum gezmeye ve kaldığımız yere yakın olan ShopRite mesela, sıradan mahalle marketi gibi olmasına rağmen 24 saat oluşu, her şeyin bulunabilmesi, gözümüzün önünde sushi bile yapılabilmesi ile beni benden aldı… Pahalı diyoruz ama mesela suya para harcamanıza gerek yok, hem New York’ta hem Orlando’da her yerde su sebilleri vardı, siz de yanınızda şişenizi taşıyıp buralardan doldurabilirsiniz üstelik kimisinde buz gibi oluyordu su. Yaşasın New York Belediyesi!!!

Amerika’da dikkat edilmesi gereken bir nokta da, dışarısı ne kadar cehennem gibi sıcak olsa da kapalı mekanlar bir o kadar buz gibi olabiliyor, klimasız yaşayamıyorlar, özellikle marketlerde falan donabilirsiniz, özellikle Florida’da… Bu da kolay hastalanmaya sebep olabilir, alışana kadar dikkat!

Ulaşım ise başlı başına bir kaos! New York metrosu kolay diyen var mı bilmiyorum ama yol yordam bilmemize, dünyanın çeşitli yerlerinde toplu taşıma kullanmamıza rağmen bize çok karışık geldi çünkü çoooook büyük, çok ağ var ve hani filmlerde, dizilerde görüğümüz aynı anda 2-3 tren geçme olayı varya, işte onu yaşıyorsunuz sürekli! Metro, bizim gördüğümüz merkezde çok yaygın ama onun dışında Amerika’da toplu taşıma çok iyi değil gibi çünkü herkesin arabası var! Arabasız olmak işe alınmama sebebi çünkü ‘işe nasıl gideceksiniz?’ … Biz New Jersey’de kaldık ve bulunduğumuz yerden New York merkeze belediye otobüsü vardı, biz ulaşım için onu kullandık ve iş saatleri dışında kullandığımız için hep oturarak yolculuk yaptık ama otobüsler son derece eski, püskü ve pis ama şoförler son derece kibar, binerken ‘Nasılsınız?’ diye soruyorlar , inerken selamlıyorlar, alışık olmadığımız şeyler… Bilet fiyatları New Jersey – New York gidiş -dönüş 9 USD idi ve malesef Can için de tam bilet aldılar çoğunlukla (1-2 defa yarım bilet kesene denk geldik, kimisi New Jersey oturanı olmadığı için tam bilet aldı). Tren hiç kullanmadık, o konuda yorum yapamayacağım. New York Metrosu ile daha geniş bilgiyi şu linkten alabilir, hatta uygulamasını indirip rahatlıkla oradan takip edebilirsiniz. Her metro istasyonunda mutlaka bir görevli oluyor hem kaçak girişleri önlemek hem de bizler gibi ‘hangi tarafa gideceğiz?’ diye bakınıp duranlar için:)

New York’u keşfetmenin en güzel yolu, yürümek, yürüyün arkadaşlar, yürüyün, bizim gibi evde konaklayıp da uzun süre kalıyorsanız her New York’a indiğinizde yarım günde 13-15 km yürümeniz gerekiyor ama pek çok şeyi bu arada görebiliyorsunuz ve inanılmaz bir trafik olduğu için yer üstü ulaşım o kadar da iyi bir seçenek değil.

New York’ta ulaşım pahalı ve araba kiralamak da merkezde kalacaksanız gerekmiyor, özellikle merkezde otopark ücretlerinin de saati 20 dolara kadar çıkabiliyor, insanlar çeşitli uygulamalarla online rezervasyon yapıp daha uyguna getiriyor.

New York’la ilgili ilginç bir bilgi de, parklarda, plajlarda ve halka açık yerlerde (mesela Times Square’de) alkol yasak! Yanlış okumadınız, ‘Özgürlükler Ülkesi’ Amerika’da böyle bir kanun var ve bunun özgürlük kısıtlaması olarak görüldüğünü sanmıyorum, taşkınlıkları önlemek için alınmış gibi. Bunun yanında, özellikle merkezdeki meşhur ve küçük parklardan geçerken ot kokusu kafanızı güzel yapabilir:)

Bir sonraki yazımızda New York’u nasıl az bir bütçe ile gezebiliriz, nereler mutlaka ‘turist’ olarak görülmelidir gibi konulara değineceğiz:)

 

 

Yorumlar