Barselona Gezi Rehberi

2 Shares

Barselona’ya (Barcelona) ilk defa 1996 yılında gitmiştim bir kız arkadaşımla ve gerçekten zevk alarak gezmiştik; uzun bir süredir eşimle de gidelim diyorduk ama uçak biletleri genelde pahalı oluyordu; e biz de ucuz bilet aradığımız için en nihayet bu sene eşim doğumgünü için bilet bulunca almış aylar öncesinden ve biz bir Ekim sabahı Pegasus ile uçuşa geçtik!!!

Barcelona’da Otel Seçimi:

Gitmeden önce tabiki detaylı araştırmalar, çeşitli bloglar, TRIPADVISOR araştırmaları derken çok yoğundum:) Otel fiyatları da bayağı yüksek olduğu ve gerçekten merkezi bir yer istediğimiz için epey bir araştırmadan sonra hem booking.com puanı, hem yorumları hem de lokasyonu sebebiyle Hotel Cortes‘de karar kıldık ki önce çok kötü bir seçim mi acaba diye düşünüyordum ama otelin yerini ve servisi görünce o kadar mutlu oldum ki daha dönmeden başka bir arkadaşıma önerdim, bizden 1 ay sonra gideceklerdi hemen rezervasyon yaptılar:)

Otel seçimi önemli; bunu kabul edelim; Hostel de seçseniz mutlaka yorumlara bakın, illaki lüx oteller seçmek zorunda değilsiniz hatta bence otantik, küçük oteller, pansiyonlar kesinlikle taş yığını lüx otellerden çok daha güzel… İstemez misiniz odanızda çalışmasa da minik bir şömine (bir kere Paris’teki bir otelde vardı) ya da dev çift camlı pencereler ve her yerde neredeyse tarihi eşyalar (Viyana’da muhteşemdi) … Evet, evet, ben söylemiş miydim ‘turist gibi’ değil ‘yerel halk’ gibi dolaşmak istediğimizi????  Bu bağlamda Hotel Cortes gayet başarılı bir seçimdi; hemen La Rambla Caddesi üzerindeki sokaklardan birinde; şirin, dar bir eski bina…Karşısında da ALE-HOP (Barselona’da her yerde görebileceğiniz bir zincir; ne ararsan var ve çok uygun) var; köşelerden birinde Desigual (ahhhh bu kadar pahalı olmak zorunda mııııı?? ) diğerinde Swarovski (en sevdiğimmm) var; lokasyon mükemmel. O civarda pek çok otel mevcut; siz de kendinize uygun bir otel çok rahatlıkla bulabilirsiniz.

Otelinizi seçerken bence dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, gece ya da gündüz ulaşımınızın kolay olması; bilmediğiniz bir şehirde ulaşım açısından zor bir yerdeki otel size extra maliyetler getirebilir; ama merkezi bir yerde böyle masraflardan kurtulursunuz.

Barselona Ulaşım:

Barcelona Havaalanının 2 terminali var; çeşitli bloglarda ayrıntılı olarak anlatıyor; Pegasus gibi orta bütçeli olanlar T2 terminaline iniyorlar; her iki terminalden de şehir içine ulaşım kolay hatta biraz daha pahalı olmasındansa indi-bindi bile uğraşmamak için AEROBUS en kolay ulaşım yolu. Terminal iki tane olduğu için AEROBUS‘ın da 2 hattı var; A1 ve A2.  sitesi :

İsterseniz Türkiye’deyken online bilet alıp evde, gitmeden basabilirsiniz; isterseniz direk otobüsten şoförden de alabilirsiniz ya da makineden. DİKKAT: Şoförden bilet alacaksanız 20EURO max. bozabileceği para,  50 Euro uzatırsanız problem olabilir; makinelerden kredi kartı ile de alabilirsiniz; son derece sorunsuzca kredi kartı kullanılabiliyor; SADECE DİKKAT edilmesi gereken nokta, size EURO mu yoksa US DOLLAR mı diye soracaklardır EURO deyin aksi takdirde bir de dolar kur farkı vs yersiniz, pahalıya gelir herşey.

Muhtelemen seçtiğiniz otel ya La Rambla ya da Plaça Espanya civarında olacaktır; otelinizin bulunduğu yere göre Aerobus’tan inersiniz ve kolayca otelinize ulaşırsınız. Bizim otel La Rambla’da olduğu için son durak olan Pl. Catalunya’da indik ve 5 dakikada otele ulaştık.

Bu arada ŞEHİR İÇİ ULAŞIM İÇİN  T-10 denilen biletlerden alabilirsiniz; birden fazla kişi kullanabiliyor ve 10 binişlik; zaten çoğu yer yürüme mesafesinde olduğu için bir tane T-10 işinizi görebilir; tek kullanımlık biletler pahalıya geliyor; biz ilk tek kullanımlık aldık ama baktık kullanırız bir tane T10 aldık o da ilk kullanımdan sonra bozuldu gibi, yardım istedik geliyoruz deyip 10 dakika gelmeyince sinirlenip bir tane daha aldık inince de müdüriyete gittik çalıştırdılar, 2 tane T10 biletimiz oldu yani… Ama unutmayın, biletsiz ASLA yolculuk etmeyin, çok büyük cezalar yiyebilirsiniz.

Biz Neler Yaptık- Neler Yapamadık ?

Açıkçası hiç kasmadık; havaalanından A2 ye binip doğruca otelimize geldik ve Check-in saati olduğu için hemen odamıza çıktık; eşyalarımızı bırakıp biraz dinlenip kendimizi dışarıya attık. Şansımıza ışıl ışıl bir gündü; hatta hemen plaja mı gitsek acaba diye düşündük ama sonra vazgeçtik; keşke gitseymişiz sonraki günler denize girmek için uygun değildi..

Elimizde bir sürü liste vardı bloglardan bulduğum ama önce havasını bir solumak istedik, Rambla’yı gezmek istedik, Barcelonatta’ya gidip deniz havası almak istedik. Flower market otele çok yakın, orayı görmek istedik..  Desigual tarafından çıkıp kendimizi Rambla’ya attık, zaten çok hareketli bir cadde, adım başı polis sizi korkutmasın, çok güvenli bir cadde.

DİKKAT: gerçekten bloglarda yazdığı gibi hırsız çok sanırım, çok dikkat edin, çok methedilen bir tapascıdayken yanımızda (hemen yanımızdaki bar sandalyesinde) oturan adamla kadının bir şeyi yok oldu, yani yanlarındaydık, biz bile anlamadık kim ne zaman aldı, o yüzden gözönünden ayırmayın kıymetli şeyleri, kalabalıkta sırt çantalarında değerli şeyler arkada olmasın ya da kilitli olsun.

La Rambla da gezinirken LA BOQUERIA (çiçek market) kesinlikle tavsiye edilir. Gidip burada yemek yedik, tabi ki deniz mahsülleri; Türkiye’ye göre inanılmaz ucuz ve taze, biz paella yemeden döndük açıkçası hep deniz mahsülü yedik çünkü. BAR CENTRAL de oturduk biz hep;  gayet başarılı idi zaten gözünüzün önünde yapılıyor herşey, dilersen kahve iç kahvaltı yap dilersen deniz mahsülü seç ve şarap-bira iç. Biz karışık deniz tabağı gibi bir şey seçtik ilk gün, yanına da 2 tane yerel bira fıçıdan ; gelen tabak mükemmeldi, bir sürü lezzetli buharda pişmiş midye, istakozumsu bir böcek, istiridye, bir parça balık vs … yanına ekmek istemezseniz vermiyorlar, isteyin ve sosuna banın ve pesto sos balığa ne kadar yakışıyor görün. Burada bunlara 33 EURO ödemişiz total.

Karnımızı doyurunca daha bir hoş gezmeye başladık, RAMBLA da denize doğru yürümeye başladık zaten ucunda COLOMB heykeli var, oraya kadar gidip MARİNAYA yürümektense (çünkü orası Pazar günü de açık zaten) sahil boyu sol tarafa, BARCELONATTA ya doğru yürüdük, yol boyu birşeyler satan zenciler var, biz kendimize şalımsı boyun bağlarından aldık, rengarenk… Desigual’de bir sürü para… Bayağı bir yürüyorsun yol boyu, bu yolda müze de var ama biz gezmedik onu. Bloglarda bahsedilen en iyi PAELLA yapanlardan biri olan 7 PORTES burada; biz de geçerken tesadüfen gördük, blogda yer bulunmuyor vs deniyordu ama gayet boştu belki de saatten ötürü, gayet şık bir yerdi (dikkat deniz tarafına bakmıyor, yol üstündeki o büyük binanın arka tarafında caddeye doğru bakıyor).

Sahil boyu yürüyeceğiniz yol sizi teleferiğe kadar götürüyor; bu teleferikle MONTJUIC Tepesine varabiliyorsunuz; biz gidemedik çünkü ertesi gün oraya kadar zorlu bir yürüyüş yaptıktan sonra teleferikte kuyruk vardı ve bekleme süresi 1.5 saat diyordu; üstelik sadece gidiş satıyorlardı (akşam olduğu ya da hava durumundan dolayı, bilemiyoruz) dönüşte otobüsle dönmek gerekiyordu ve biz de beklemedik 1.5 saat. Teleferikle tepeye çıkmak istiyorsanız zamanını ona göre ayarlamalı ve internetten bilet bakmalısınız.

MONTJUIC tepesine gitmek için tek alternatif teleferik değil, tamam, çok hoş bir tecrübe ve hatta bazı insanlara ürkütücü bile gelebilir çünkü Maçka Parkındaki gibi kısa mesafe bir teleferik değil; gayet uzun bir yol hatta Barcelona Marinasının orada da bir kulesi var ama sanırım oradan binilmiyor artık hep BARCELONATTA tarafından biniliyor. Montjuic Tepesine gitmek için PLAÇA ESPANYA ya gidebilirsiniz; metro ya da otobüsle 20 dakika falan sürüyor; sonra bu meydanda sırtınızı ARENA ya -ki eskiden gerçekten bir arena iken sonradan bir alışveriş merkezine dönüşmüş artık- dönüp merdivenlere ve sulara doğru o geniş cadde boyunca yürüyün; merdivenler sizi korkutmasın, yürüyen merdiven de var. Merdivenlerin ucunda göreceğiniz muhteşem bina Museu Nacional d’Art de Catalunya . Merdivenlere ulaştığınızda MONTJUIC tabelasını takip edebilirsiniz; bence gitmelisiniz çünkü küçük bir İspanyol köyü –Poble Espanyol –  yapmışlar orada; ben 19 sene önce gezmiştim, bu sefer gidemedik, avlusunu çevreleyen pek çok cafe-restoran mevcut; Paellayı orada da yiyebilirsiniz.

Montjuic Tepesinde çeşitli müzeler de mevcut; Miro Müzesi, Etnoloji Müzesi gibi… Ayrıntılı bilgileri çeşitli bloglardan bulabilirsiniz.

Eğer zamanlamayı dogru ayarlarsanız dönüşte MAGIC FOUNTAINS  -merdivenlerin başındaki büyük havuz-  da ses ve ışık, su gösterisi oluyor akşamları hava kararınca; onu seyredebilirsiniz. Biz kalktık gittik akşam akşam sırf güzel olduğunu düşündüğümüzden ama İstanbul’da çok daha güzellerini gördüğümüz için belki de bize hayal kırıklığı geldi, ses düzeni çok yetersizdi, su sesinden müzik duyulmuyordu doğru dürüst. Çok da kalabalık oluyor, herkes 1-2 saat öncesinden gelip seyredebileceği güzel bir yer bulmaya çalışıyor; bu arada gösteri saatine kadar Break Dance yapan gençler gösteriler yapıyorlar; vaktiniz olursa bakılabilirsiniz. Biz 15-20 dk baktık ve ARENA alisveriş merkezine gittik, en tepesine çıkıp şehre bakabiliyorsunuz; bir dışardan çıkaran paralı asansör var ki bir blog yazısındaki uyarıyı dikkate alıp biz ona para vermeyip, alışveriş merkezinin içinden gezerek çıktık; terasta şöyle bir dolaşıp gece Barcelona’ya baktık ve inip otobüsle La Rambla’ya dönüp oralarda takıldık.

Magic Fountains deki ses ve ışık gösterisinden ve Arena Alışveriş Merkezinin tepesinden görünüşü:

Biz ilk gün ne yaptık?‘ a geri dönersek:) Biz Barcelona plajına gidip oradaki plaj cafelerinden birine oturduk ve yarım litre Sangria söyledik. DİKKAT : SANGRIA 2 türlü yapılıyor; biri şarapla diğeri gazlı sampanyamsı bir şeyle ve bizce ŞARAPLI olan daha güzel, diğerini pek sevmedik ve ondan sonra hep VİNO olanı ısmarladık. Burada oturup, denize nazır ister beyaz ister kırmızı (biz hiç beyaz içmedik bu arada) SANGRIA yanına da PATAS BRAVAS ısmarlayın, keyif yapın; tüm müzeleri SANAL da gezebilirsiniz, keyif yapın güneşi batırın hafiften…(demiştim değil mi biz biraz Yerel takılmayı, yiyip içmeyi seviyoruz diye..)

Barcelonagünbatımı

Sonra aynı yoldan geri dönmeyin, arkanızdaki sokaklara dalın ya da biraz ana yoldan gidin ve sonra sağınızdaki sokaklara dalın; EL BORN dasınız, inanılmaz evler, daracık sokaklar görebilirsiniz. La Rambla’ya yaklaşırken zaten kalabalık artıyor, ortam hareketleniyor, cafeler,  değisik design mağazalar vs görebilirsiniz. EL BORN ile ilgili bilgileri bloglarda da bulabilirsiniz, zaten orada bulunduğumuz süre boyunca bizim hayatımız RAMBLA dan gir, EL Born, Gothic mahalle civarında dolan, Barcelonatta civarından çık sonra gene aynı dar sokaklardan geri dön şeklinde geçti ve biz hiç şikayetçi değildik:)

Barcelona’ya gidip de Flamenko Show izlemeden dönmemek lazım; tamam Paella da yemek lazımdı ama o kadar güzel deniz ürünleri vardı ki onlardan fırsat bulamadık paellaya ama Flamenko olmazsa olmazdı:)

Tüm bloglarda 2 show öne çıkıyor; biri LOS TARANTOS (bizim gittiğimiz ve otelimize çok yakın) diğeri de EL BORN da, PICASSO  MÜZESİNİN karşısında kalan PALAU DALMASES. Los Tarantos daha kısa ve daha uygun fiyatlı, ben 19 sene önce de ona gitmiştim; o kadar da istikrarlılar ve gerçekten başarılılar. Bileti kesinlikle önceden online alın çünkü ayakta bile kalabiliyor insanlar. Biz 20.30 seansına almıştık ilk seanstı. Biletleri buradan aldım; sorunsuz bir şekilde kredi kartı ile:

Flamenco Tickets

DİKKAT:  Showa online bileti olanları ayrı sıra yapıyorlar, hiç diğer insanlar gibi sıraya girmeyin, yarım saat kala bir görevli oluyor kapıda, ona sorduğunuzda zaten ayrı sıraya alıyor sizi ve diğerlerinden önce girip en öne oturabiliyorsunuz. Los Tarantos’da sadece giriş ücreti dahil (bizde 10 Euro idi). İçeride dilerseniz içecek birşeyler alabiliyorsunuz ama çok da gerekmiyor bizce, zaten zorlamıyorlar; yarım saat sürüyor show ve gerçekten etkileyici. Los Tarantos’un yeri de çok merkezi; La Rambla üzerinde, Çiçek Marketin karşısındaki büyük bir avlu olan Plaça Reial de. Bu meşhur avlunun sokak lambalarını GAUDI tasarlamış, dikkatle incelemenizi önerebilirim.

Los Tarantos’dan resimler:

Plaça Reial’den fotoğraflar:

Showdan çıkınca o avluda SOL KÖŞEDE (zaten önünde muhtemelen kuyruk göreceksiniz) Les  Quinze Nits isimli bir restoran var; son derece şık bir yer ve kesinlikle bir klasik (gene 19 sene önce kuyruk bekleyip gitmiştik Lale ile); kuyruk gözünüzü korkutmasın, hemen sıra geliyor. Biz orada TAPAS ismarladık ama gözümüz doymadı bir de Pestolu spagetti ısmarladık , yanına da Beyaz şarap CAVA (Cava, İspanyolların şarabı ve denemelisiniz; bir çeşit house wine ); çatlayana kadar yedik TOTAL 34.65 EURO ödedik. Bir klasik evet ama biz TAPAS SECİMİ KONUSUNDA çok başarılı olmamışız sanırım, benim düşündüğüm tapaslar küçük porsiyonlardı, dikkat burada kocaman porsiyonlar ve ekmeksiz. BİZ  CALAMARS ANDALUSA , POPETS ENCEBATS ve şarap olarak da CAVA MONT MARÇAL söylemişiz, bunlar bile yetermiş spagettiye gerek yokmuş:)

Yemekten sonra dilerseniz EL BORN civarına takılabilirsiniz dilerseniz biraz daha Rambla civarında takılıp (biz öyle yaptık) otele dönüp uyuyabilirsiniz. Daha eğlence isteyenler barları keşfe çıkabilirler; güzel barlar var çevrede.

La Rambla’da  CARREFOUR var; su-içecek vs ihtiyaçlarınızı alabilirsiniz; unutmayın, Avrupa’daki pek çok şehirde olduğu gibi Barselona’da da pek çok mağaza pazar günü KAPALI. Buna market dahil.

Su alırken biliyorsunuz 2 çeşit su var; gazlı ve gazsız; bizim içtiğimiz su MAVİ olanlar genelde, gene de sorun da alın. NO GAS su aliyoruz biz. Carrefour’dan 1 şişe SANGRIA da alıp odada demlenebilirsiniz 🙂 3.70 EURO luk olan SANGRIA EL PRIOR gayet başarılı, benim evde yaptığıma çok benziyor; çok sevdik.

BU ARADA BİR UYARI: LA RAMBLA üzerindeki sokak cafelerinde oturmak ve birşeyler içmek isterseniz hepinizin birşeyler yiyip içmesi lazım yoksa oturtmuyorlar; bilginiz olsun; halbuki Sangria siparişleri resmen 2 kişilik ama garsonlar sizi uyarıyor ; ‘ya hep ya hiç’ 🙂

La Rambla hakkında bazı bloglarda akşam saatlerinde pek ‘ailevi’ olmadığı, özellikle zenci hayat kadınlarının bulunduğu, pazarlıklar yapıldığı falan yazıyor ama bunlara çok da itibar etmeyin; gayet turistik ve her saat kalabalık, sokak sanatçılarının bol bol show yaptığı bir cadde; her türlü insan olması bu sebeple çok normal. Vaktinizin çoğu bu caddede geçecektir sizin de.

Plaça Catalunya  La Rambla Caddesinin diğer ucundaki meydan; boydan boya yürüdüğünüzde ya denize ulaşıyorsunuz ya da Catalunya meydanına. Bu Meydanda pek çok büyük mağaza ve alışveriş merkezi bulabilirsiniz; Apple mağazası zaten size ‘gel bana, gel bana’ diyecektir; buradakinden değişik bir şey yok ama free wifi var:) Meydandaki parkta vakit geçirebilir, havuzun etrafındaki heykellerle resim çektirebilirsiniz hatta belki siz de güvercinlerini boyayan adama denk gelip güvercinleriyle (muhtemelen ücretli) resim çektirebilirsiniz.

Placacatalunya

Gauidi’nin meşhur evlerini ziyaret etmek isterseniz, Plaça Catalunya’da ileri doğru dümdüz yürümeniz yeterli; çeşitli lüks mağazaların eşliğinde 10-15 dakikalık bir yürüyüşten sonra zaten önünde toplaşan insanlardan vardığınızı hemen anlayabiliyorsunuz:

Casa Battlo ve Casa Mila .

Gaudi’nin bu meşhur evlerinin önündeki kalabalığı göreceksiniz; çoğu kişi bizim gibi önünde resim çektiriyor ama gezmek istiyorsanız gene online bilet almanızı öneririm; ilk defa Barselona’da online bilet alımının bu kadar önemli olabileceğini gördüm; her yer aşırı kalabalıktı. Evlerden birini gezecekseniz bence ikisinin de web sitesini inceleyip öyle karar vermelisiniz; hava karardıktan sonra da açık; belki de akşam saatlerinde gezmek, zamanı verimli kullanmak açısından daha iyi olabilir?

Sagrada Familia yı gezmek için biletinizi ne yapın edin, önceden online alın; kapıda almaya kalkarsanız ‘kusura bakmayın, bilet bitti’ diyebilirler ki biz gittiğimizde bir Amerikalı turiste dediler; adam ‘ama bizim son günümüz ve mutlaka gezmem lazım burayı’ diyordu, güvenlik ‘üzgünüz, bittiiiiiiii’ dedi:) Ben gitmeden önce biletimizi şuradan almıştım;

La Sagrada Familia Biletleri

Hatta kule dahil aldım biletimizi; hangi kule iyidir bilemedim, bir tanesini seçtim:) (Tower on the Passicon Facade) . Bilet alırken size saat seçenekleri sunuyor ve saatte kaç biletin uygun olduğunu gösteriyor ve seçtiğiniz saate uygun olarak kule çıkış seçenekleri sunuyor. Saatinizden 10 dakika önce kapıda olmanız yeterli; daha erken gitseniz de almıyorlar içeri (örnek; biz) . Bizim gibi hızlı gezerseniz alt kattaki müze dahil yarım saat falan sürdü kilise ama daha uzun sürer diye tahmin edip kule çıkışımızı 1 saat sonraya aldığım için erken çıkmamıza izin vermediler, beklettiler; biz de o arada hediyelik eşya dükkanında dolaşıp birşeyler aldık. Kuleye çıkış asansörle; çıktığınızda zaten ufacık bir alan, hemen çevrenize bakınıyorsunuz ve isteyen asansörle (iki kulede de asansörle iniş opsiyonu yok bildiğim)  ya da daracık -hakikaten daracık- merdivenlerden yavaş yavaş inerken muhteşem eserin fotoğraflarını çekiyorsunuz. Kuleye inip-çıkmak toplam 20-25 dakika sürüyor. Dar yer takıntısı olan, bunalan insanlara uygun olmadığını söylememe gerek var mı? Kendinizi bilirsiniz; karar sizin.

Sagrada Familia’nın hemen girişinde metro durağı var; sanırım metro ile gitmek en mantıklısı; biz sabah giderken vaktimiz bol diye yürüyerek gitmiştik ama dönüşte metro ile döndük.

Eğer Barselona’dayken bir maça denk gelirseniz ve futbol seviyorsanız sanırım Camp Nou ‘yu görmek için en uygunu maç bileti almak 🙂 Ben daha önce görmüştüm ve açıkçası çok da ilgimi çekmiyordu ama eşim bekledi ve internetten ucuz maç bileti buldu; gayet de güzel bir yerden ve Cumartesi akşam maça gitti; zaten ulaşım metro ile kolaymış, o o akşam maça gitti ben de 3-4 saat El Born ve Gothic’in ara sokaklarında resmen kendimi kaybettim:)  Ve bu arada mükemmel bir Churros’cu buldum; nasıl ufak ve bizim buradaki eski taş fırın simit fırınları havasında bir yer anlatamam; ellerinde haritalarla turistler de geliyor akın akın; hemen kendime sıcacık churros aldım pudra şekerli ve yiye yiye devam ettim sokaklara:) Sonradan baktım, Trip advisor da falan zaten çok popüler bir yermiş; eğer orayı bulup da yemeden dönerseniz tarih sizi affetmez!

XURRERIA BANYS NOUS

Bunu kaydedin bir yere ve mutlaka gidin; o kızgın yağda nasıl pişiyor ve nasıl bir gram yağ çekmiyor, inanılmaz bir şey! Ertesi gün eşimi de götürdüm ve bu sefer daha boş bir saate denk geldik ve çalışanlardan biri de Türk olduğumuzu öğrenince hemen Trabzonspor dedi:) Plaça Real e çok yakın aslında yeri, daracık sokaklarda gerçi ama ana caddeye de oldukça yakın.

Barselona Katedrali ni görmemeniz imkansız zaten; tüm yollar Katedral’e çıkıyor diyebiliriz:) Bizim gittiğimiz haftasonu tam önündeki meydanda Pazarların Pazarı olarak çevrilebilecek bir festival vardı; tüm alan yiyecek-içecek tezgahları ile doluydu; insanlar bilet alıp onlarla şp-peynir-tapas tadımları yapabiliyordu; bazıları da direk nakitle satış yapıyordu; biz bir kaç tanesinden birşeyler yedik-içtik ama o aşırı kalabalık ve gürültüyü kaldıramayıp kendimizi sakin sokaklara attık ve El Born Kültür Merkezi’nin hemen yan sokağındaki müthiş deniz ürünleri restoranını arayıp bulduk. Bekleyen derviş, muradına ermiş misali de yaklaşık 45 dakika sıra bekledikten sonra kendimizi kaybettik:) Allahım, nasıl güzel şeyler vardı, girişte balık tezgahları gibi tezgahlardan istediklerinizi seçiyorsunuz kilo işi hepsini tartıyorlar, size kasa fişi veriyorlar onunla ödemenizi yapıyorsunuz ve numaranızı alıp boş bir masaya geçiyorsunuz; bu arada dikkat eğer ilave yapmak isterseniz gene sıranın sonuna gitmek istiyorsunuz ona göre! Ürünleriniz piştikçe mutfak tarafından anons ediliyor numaranız ve gidip alıyorsunuz. Tam yerel halkın ailecek pazar günleri gittiği bir mekan, herhalde onlara fiyatlar çok uygun geliyor ama gidin, gidin, gidin! Başka yerlerde de şubeleri varmış. LA PARADETA  …Beklediğimize değdi ve kesinlikle diğer turistik yerlere göre daha uygun fiyatlı.

Biz yemek-içmek peşinde koşmaktan açıkçası bazı turistik yerleri gezemedik, ama tekrar gitmek için bir sebep olmalı değil mi??? Kesinlikle gidilesi bir yer çünkü…Mesela Park Güell i gezmeye vaktimiz kalmadı; o biraz uzak kalıyor gibi geldi ve zamanımız kalmayınca koştur koştur gitmek istemedik. Daha önce görmediyseniz gidilesi bir yer tabi ki… Eskiden ücretsizdi şimdi bir bölümü ücretli olmuş diye yazıyor bloglarda ve tabiki gene online bilet almak faydalı!

Picasso Müzesi ni gezdik; biz gittiğimizde şansımıza kuyruk yoktu, fazla beklemeden bilet alıp girdik ama ertesi gün gene önünden geçerken inanılmaz bir kuyruk vardı; iyi bir planlama yapmak lazım sanırım.

Biz hemen her akşam üzeri saatlerinde Barcelonatta ya gidip denize karşı Sangria içtik ve keyif yaptık; plaj boyu pek çok cafe var hatta plajdaki şezlonglara yatarak keyif yapmak isterseniz onlara da servis yapıyorlar, mika bardaklarla.

Bunların dışında neler yaptık, nerelerde yedik, içtik?

Biz bir yere giderken yeme-içme konusunda çok kafa yoruyor, neler yenmeli, nerelerde en iyisi var onu arıyoruz.; bunda tanıdıkların önerileri, bloglar, trip advisor vs benzeri uygulamalar etkili oluyor, bazen de tamamen kendimiz burası fena değil diye oturuyoruz. Burger King tarzı yerler açıkcası bu yurtdışı gezilerinde sadece havaalanlarında yenecek şeyler olarak kalıyor bizim için.

ÇİÇEK PAZARINDA: Burada en çok BAR CENTRAL i sevdik; Pazar içinde 2-3 tane şubesi var hepsi aynı kalite; tavsiye ederiz. Deniz mahsülleri gayet başarılı. Kırmızı büyük karidesler şiddetle tavsiye. Midye seviyorsanız Barselona’da bol miktarda tüketiyorsunuz; her yerde buharda pişiriliyor ve kocaman tas içinde geliyor; gözünüz korkmasın bitiveriyor vallahi.

    • Çiçek pazarında EL QUIM dedilerdi TAPAS için ama her gittiğimizde kapalı idi, bilemedik; açık bulursanız çok tavsiye edildi bloglarda.
    • Les Quinze Nits : bu Flamenco showunun olduğu yerde kuyruk olan dediğim yer; tavsiye ederiz :
    • BAR RAMBLERO : Çiçek pazarında gene, iyiydi ama en çok parayı burada verdik galiba, 55.85 euro . Gerçi kimi yorumlar da kötüydü ama Bar central daha güzeldi sanırım.
    • ORIO EUSKAL TABERNA: burayı tesadüfen bulduk, çok aç degildik ama yemezsek sabaha kadar dayanamayız diye girdik, gayet yerel halkın takıldığı hoş bir yerdi, TAPAS lar var, sen tabagına istediğini alıyorsun açık büfe gibi ve sonra tabaktaki kürdanları sayıyorlar öyle ödüyorsun ücreti; biz beğendik  yeri de aslında kolay, LA RAMBLA üzerinde denize doğru yürürken soldaki sokaklardan birinde.  adres: FERRAN 38 , 08002 BARCELONA.
    • CERVECERIA TALLER DE TAPAS
    • CATALANA CERVESERIA:    valla buraya gidin, biz barda oturduk çok da komik bir aşçı amca vardı, ingilizce biliyorsa bile inatla konuşmuyor, tarzanca anlaştık hatta bize küfür bile etmiş olabilir, bir ara bana laf bile atmış olabilirJ:) Çok komikti ama yer zaten acayip tavsiye edilen bir yer, rezervasyon kabul etmiyorlar dememe gerek var mı? Yeri de Gaudinin evlerinin o tarafta. Gerci bunun da birkaç yerde yeri var; inceleyebilirsiniz ama kesinlikle pişman olmazsınız. İllaki deniz ürünü değil, diger tapas çeşitlerini de yiyebilirsiniz, paella bile çıkıyor (biz bitirmek üzereyken geldi yiyemedik). Mümkünse öğlen gidin daha az beklersiniz , biz bayağı açılış saati gibi gittik galiba barda da oturunca 5-10 dk bekledik ama herkes beklemeye değer demişti.
    • 7 portes: Biz gidemedik dediğim gibi ama önünden geçtik, en iyi PAELLA burada diye yazıyordu çeşitli bloglarda; çok şık bir yer, peallalar 20 euro civarı idi.

Bunların dışında bir sürü yerde kahve içtik, sangria içtik, PATAS BRAVAS yedik. Kahvede CORTADO içtik; buraya özgü az sütlü bir kahve, ben seviyorum. İstanbul’da tattım ilk ve orada da devam ettim:)

CAVA denilen şaraplarından için mutlaka, restoranlarda falan ya sangria ya da bunu tercih edin; uygun fiyatlı ve güzel. Bira seviyorsanız İspanyol biralarını tercih edin, her zaman bulabileceğiniz MILLER tarzını es geçin:) Gittiğimiz her yerde mümkün mertebe yerel şeyleri tatmayı seviyoruz; burada her an bulabileceğimiz şeyleri değil.

EKMEK istediğinizde size ‘domatesli mi sade mi’ diye soruyorlar, şaşırmayın:) Biz bazen domatesli tercih ettik, meşhurmuş, kimi zaman da sade, çünkü soslara banıyorduk ekmekleri.

PAZAR GÜNÜNÜ müzeler ve marinaya ayırabilirsiniz. Alışveriş merkezinde her türlü mağaza var, kimisi gayet uygun gibi görünüyor ama ben gene de almadım bir şey:)

ALIŞVERİŞ:

Mango-Zara –Desigual buranın markaları; insan Türkiye’ye göre daha ucuz olacağını düşünüyor açıkçası ama fiyatlar aynı; online TR sitelerine bakarsanız fiyatlar aynı (5-10 TL fark ederse ediyor o da kur farkı zaten) dolayısı ile alışveriş hastası değilseniz çok da oradan taşımaya gerek yok.

ALE HOP: her yerde var, taptım ben:)  tam bizim otelin karşısından alışveriş yapıp odaya atmak da çok iyi oluyordu:) . Daha çok şey alırdım da kendimi tuttum:)

DISNEY STORE: La Rambla’nın bir arka paralelinde, Katedrale doğru yürürken sağ tarafta kalıyor; erkek çocuklar için çok olmasa da kızlar için cennet; kostümler vs .. biz sadece STARWARS bardak ve kupa alabildik.

CARREFOUR: Orada da buldum üstelik de otelimizin karşısı sayılır, Rambla’nın göbeğinde…Her türlü SANGRIA ihtiyacınızı  buradan alabilirsiniz; bence hediyelik dükkanlarından almayın, iki katı neredeyse onlarda. 3.70 Euroluk olan SANGRIA EL PRIOR süper!!!  Uçakta yemek için çantanıza burada ucuz kuruyemiş vs atabilirsiniz, duty free den de içecek alırsanız Pegasus un yarı parasına gayet güzel vakit geçirebilirsiniz:)

Umarım benim gözümden Barselona yazım hoşunuza gitmiştir; daha profesyonelce blog yazan arkadaşların sayfalarını inceleyip, onlarda da çok fazla bilgi bulabilirsiniz.

Bu arada ben fotoğraf makinesi kullanmıyorum, tüm resimler telefonla çekilmiştir:)

Biraz daha Barselona resimleri…

2 Shares

Yorumlar